Gelişimsel Bozukluklar

Yaygın Gelişimsel Bozukluklar, doğuştan ya da erken çocukluk döneminde başlayan, içinde bulunduğu dönemi ve daha sonraki gelişim dönemlerini birçok yönü ile ve önemli derecede olumsuz etkileyen bozukluklardır. Yaygın Gelişimsel Bozukluklarda, gelişimin özellikle etkilendiği alanlar dil, davranış, iletişim ve sosyal beceriler olup, bu alandaki hasarlar çok belirgin ve kalıcıdır.

Yaygın gelişimsel bozukluk (YGB) veya yaygın gelişimsel bozukluk ileri düzeyde ve karmaşık bir beyin gelişim yetersizliği olarak tanımlanabilecek bir grubu içinde bulunduran genel bir terimdir. Bu bozukluklar değişen derecelerde sosyal etkileşim, sözel ve sözsüz iletişim ve tekrarlayıcı davranış zorluklarıyla karakterize edilir. Bu grupta yer alan bozukluklar içerisinde;

Otizm

Rett Sendromu,

Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğu,

Asperger Sendromu sayılabilir.

Otizm

Otistik Spektrum Bozukluğunda ( OSB ) tanı alma yaşı yıllar içinde düşmektedir.

     OSB tanısının 3 yaşından önce de konulabileceği yönünde görüşler kuvvetlenmektedir.

Belirtileri:

            1-Akran / arkadaş yoksunluğu

            2-Olağan dışı konuşma biçimi

            3-Aynılıkta ısrar, değişime tepki gösterme ( erken çocuklukta çok nadir görülür )

 

Normal Bebek:

0 – 6 AY

*1.Ay yüze bakar

*2.ay gülümser

*2 – 3 ay objeyi takip eder                

3 ay olumlu, olumsuz duyguları gösterirken yüz ifadesi ses, bakış koordinasyonu vardır, gıgıldar

*3-6 ay anneyle uyumlu ilişki ( bebeğin kavrama becerileri )

*2 – 6 ay sesli uyaranlara tepki

*4 – 7 ay yüz ifadelerini ayırt etmeye başlar

*6.ay heceler  

*7.ay konuşma seslerini taklit eder

*8 – 10. Ay bakım verenleri tercih eder

*12. Ay bakım verenden ayrılmaya tepki verir

*İletişim, kendi – diğer ayrımı başlar  

12 – 24 Ay

*Nesneyi getirip ana babaya gösterme

Otistik Bebek

0 – 6 AY

*Gülümsememe

*Anneyi tanımama, takip etmeme

*Sosyal uyaranlarla ilgilenmeme, kötü sosyal karşılıklılık

*İnsanlara bakmama, yönelmeme, ses çıkarmama, gıgıldamama           

*Temas aramama

*Uygun yüz ifadesinin yokluğu

*Kolaylıkla dağılan dikkat

*Kucaklanmak için kollarını kaldırmama, hipotoni ( pelte   gibi olma )

*Sesleri, el hareketlerini, yüz ifadelerini taklit edemez

*İsmine daha az cevap verir

*Görsel uyaranlara daha az tepki verir, başkalarının işaretlerini takip edemez

*Nesneleri daha fazla ağzına alır, sosyal temastan kaçınır

*Sınırda ya da değişik babıldama

12 – 24 Ay

*Aynı nesne ile oynar

*Alışılmadık nesne ile alışılmadık oyun oynar

*İnsanların farkında değilmiş gibi davranır

*Yalnızlığı yeğler, diğer çocuklarla ilgilenmez

*Ortak dikkat görülmez

*İsme cevap vermez

*Taklit yapmaz

*Uygun jestleri yapmaz

Erken Tanı:

Otistik belirtilerin klinik olarak ortaya çıkmasından önce, iki ayrı fazda beyin gelişiminde anormallik gözlenir.

1-Doğum sırasında baş çevresinde belirgin küçüklük

2-1 – 2. Aylarda ve 6 – 14. Aylarda baş çevresinde belirgin büyüme.

Otizim’de 2,5 – 4,5 yaşları arasında tanının geçerliliği % 80 oranındadır.

Vakaların bir kısmında 18. Aydan itibaren OSB tanısı konabilir. Tanı koyarken belirti tarama listesi ve ölçeklerden çok klinik görüşme ve spontan oyun daha doğru sonuca götürür.

 

Rett Sendromu

Rett Sendorumu, ilk defa 1983 yılında yayınlanan raporla, bir hastalık olarak dünya çapında tanınmıştır.

Rett Sendromu, dünyanın çeşitli ırklarda ve etnik kökenlerinde, daha çok kız çocuklarında görülen nörolojik bir farklılıktır. Bu sendromun erkeklerde de görülebilir.

Rett Sendromlu çocukların belirgin özellikleri arasında, gruptan bağımsız olarak oturmaları ve beklenildiği gibi parmaklarını kemirmeleri görülür. Ayrıca bu çocukların büyük çoğunluğu bebeklik dönemlerinde emeklemez, fakat çömelebilir veya ellerini kullanmadan kolları üzerinde emekleyebilirler.

Bazı çocuklar konuşma kabiliyetlerini yitirmeden önce tek tek kelimeler kullanmaya ve kelime kombinasyonları yapmaya başlayabilirler.

Çocukluğun Dezintigratif Bozukluğu                    

Çocukluğun dezintegratif bozukluğu ,3 yaşından sonra çocukların dil, sosyal işlev, ve motor becerilerinin gelişiminde gecikmeler olarak görülen ve ender rastlanan bir durumdur. Araştırmacılar bu durumun nelerden kaynaklandığını henüz bulamamıştır.

Otizm ile bazı benzerlikler gösterir ancak becerilerde gerileme görülmeden önce oldukça normal bir gelişme gösterdiği görülmüştür. Belirtiler belirginleşmeye başladığında birçok çocuğun gelişimi biraz geride kalmıştır ancak küçük çocuklarda bu gerilik her zaman belirgin değildir. Gerilemenin ortaya çıktığı yaş değişiklik gösterir ve bu gerilemenin tanımına göre genellikle iki ile on yaş arasında görülebilir.

Dil, sosyal etkileşim ile kendine bakma becerilerinin kaybı oldukça ciddidir. Bu bozukluğa sahip çocukların bazılarında belirtiler kalıcıdır ve uzun süreli bakıma gereksinim duyar. Tedavisi hem terapi hem de ilaçları içerir.

Davranış terapisi: Amacı çocuklara yeniden dil, kendine bakma ve sosyal beceriler kazandırmaktır.

Asperger Sendromu

Asperger sendromu, sosyal etkileşimde zorluklar ve stereotipik ilgi ve etkinliklerle tanımlanan otistik spektrum bozukluklarından (OSB) biridir.

Asperger sendromunun adı Avusturyalı çocuk doktoru Hans Asperger’den gelmektedir. Asperger, 1944 yılında, tedavi için gelen sözel olmayan iletişim becerileri olmayan, yaşıtlarıyla empati kuramayan ve fiziksel olarak sakar olan çocukları tanımlamıştır.

Otizmde bulunan bir takım belirtiler Asperger sendromunda da görülmektedir. Ancak Asperger sendromu, otistik grup içinde bir alt-grup olarak kabul edilmekle birlikte kendi tanı kriterleri mevcuttur. Asperger bozukluğunda motor beceriler geridedir ama zekâ düzeyleri ileride olduğundan daha üst sınıfa kadar okuyabilir. Tedavi özel bireysel eğitim, belirtiye yönelik ilaçla yapılır.

Asperger Sendromu'nun Otizm'den Farkı Nedir?

Asperger Sendromu'nda zeka, daha çok 'normal' olarak tanımlanan sınırlar içindeyken, Otizm vakalarında mental retardasyon (zeka geriliği) daha sık görülmektedir.

 

Asperger Sendromu'nda daha geniş ve bilgi kaynaklı ilgi alanına rastlanırken, Otizm vakalarında sıralama ve sayma gibi daha monoton ilgi alanları vardır. Ayrıca Asperger vakalarında dil gelişiminde gecikmeye rastlanılmamaktadır.

 

Tanı genellikle dört ile on bir yaş arasında konur. Nörolojik ve genetik değerlendirme, bilişsel ve psikomotor işlevleri ölçen testler, sözel ve sözel olmayan güçlü ve güçsüz yanları, öğrenme tarzını ve bağımsız yaşama becerilerini ölçen testler yardımıyla yapılmaktadır.

Gelişimsel Bozukluk Tanısı Alan Çocuk ve Aileleriyle Yapılan Tedavi Çalışmaları

-Bireysel özel eğitim,
-Konuşma ve dil terapisi,
-Aile toplantıları,
-Aile eğitimi,
-Aile psikoterapi seansları,
-Çocukla ilgilenen kişilerin eğitimi, hastalığın tedavisi için son derece önemlidir.