Tanı ve Tedavi Olanakları

Psikoterapi Uygulamaları

 

  • Kısa Dinamik Psikoterapi

Ruhsal, duygusal ve davranışsal sorunların çözümüne, psikolojik dengenin korunması ve geliştirilmesine yönelik, konuşmaya dayalı ruhsal destek sürecini psikoterapi olarak tanımlayabiliriz. Sınırlı süreli dinamik psikoterapi, günümüzde sıklıkla kullanılan bir psikoterapi yöntemidir. Tedavi belirli bir hedef ile sınırlanır. 8-12 seans aralığında sürer.

 

  • Bilişsel Davranışçı Terapi

Öğrenme kuramları ve bilişsel terapi ilkelerine dayalı bir psikoterapi türüdür. Terapinin hedefi bağlı olduğu bilişsel psikoloji ilkelerine dayanarak, danışanın düşünce, davranış ve duygularında değişimi sağlamaktır.

 

  • EMDR

EMDR, Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden işleme terapisidir. EMDR terapisi 8 aşamalı ve 4 yönlü bir terapi modelidir. Terapinin amacı geçmişte yaşanan anıların tekrardan işlenerek duyarsızlaştırma sağlanmasıdır.

 

  • Alkol ve Madde Bıraktırma Terapileri

“Psikoterapi” terimi madde bağımlılığı için klasik psikanaliz tekniklerinden daha geniş bir alanı kapsamaktadır. Alkol ve madde bağımlılığının tedavisinde psikoterapi yalnızca alternatif bir tedavi stratejisi değil, devamlılığı olan kapsamlı bir tedavi yöntemidir.

 

 

Nöropsikolojik Testler

  • Psikiyatrik Ölçekler

Başvuran çocuk, ergen ve erişkin danışanlarımızın tanılarının konulmasında yardımcı olması amacıyla kullanılır. Psikiyatrik ölçekler, genel ya da özel bir duruma ilişkin insan davranışlarının ölçülmesini hedefleyen testlerdir.

  • TOVA Dikkat Testi

Dikkat sorunu yaşan çocukların ve yetişkinlerin dikkat eksikliği tanısının konulması ve tedavi planlamasına yardımcı olan bilgisayar donanımlı bir testtir.

 

  • MOXO Dikkat Testi

Bu test, 6-18 yaş çocuk ve ergenler, ayrıca 18-60 yaş aralığındaki yetişkinlerde uygulanır. Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite tanısı koymaya yardımcı olur. Dikkat eksikliği, zamanlama sorunları,dürtüsellik ve hiperaktiviteyi objektif olarak ölçülmesini sağlar.

 

  • WISC-R Çocuklar İçin Zeka Testi

WISC-R Zeka Testi, ülkemizde en çok kullanılan zeka testidir. WISC-R Zeka Testi 6-16 yaş arasındaki çocuklara uygulanır. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Öğrenme güçlüğü, disleksi, akademik başarısızlık, algıda güçsüzlük gibi sorunlardan dolayı uzman kişi test isteğinde bulunabilir. 

 

Test ortalama 1 saat sürmekte ve test içerisinde farklı alt gruplar bulunmaktadır. Bu alt gruplar sözel alanda genel kültür, benzerlikler, aritmetik, sözcük dağarcığı, yargılama ve sayı dizisinden oluşur. Peformans alanda resim tamamlama, resim düzenleme, küplerle desen, parça birleştirme ve sayı dizisi alt testlerinden oluşur. Bu testle çocuğun zeka düzeyini, bilişsel yeteneklerini ve gelişim düzeyi değerlendirilmiş olur.

 

  • DENVER Gelişim Testi

0-6 yaş aralığındaki çocukların gelişim değerlendirmesi için kullanılır. 116 madde ve 4 bölümden oluşan bir testtir. Gelişimsel olarak şüpheli durumları test etmek ve objektifolarak değerlendirmemizi sağlar.

 

  • AGTE Gelişim Testi

0-6 yaş arasındaki çocukların genel gelişim düzeylerinin belirlenmesi amacıyla uygulanan bir testtir. AGTE testi ile, genel gelişim düzeyi, dil-bilişsel gelişim, ince motor gelişim, kaba motor gelişim ve sosyal beceri-özbakım gelişimleri hakkında bilgi edinmemizi sağlar.

 

Nörofizyolojik Testler

 

  • qEEG

qEEG, 1-40 Hz arasında yer alan beyin dalgalarını kaydetme ve analiz etme için kullanılan bir beyin haritalama yöntemidir. Beyin çalışma mekanizmaları, depresyon, anksiyete bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, baş dönmesi ve baş ağrılarının tanınması ve kişiye özel doğru tedavinin planlanması için qEEG uygulanır.

Sağlıklı beynin elektrofizyolojik aktivitesinin alt ve üst kesim noktaları bilinmemektedir. Psikiyatrik hastalıkların dağınık doğası da hesaba katıldığında bozuk ya da sağlıklı beyinin elektriksel aktivitesi için tek bir kestirim değeri belirlemek mümkün gözükmemektedir.

 

Bu gerçekten hareketle birçok araştırma grubu nöropsikiyatrik olarak sağlıklı bireylerden oluşan,  EEG analiz yöntemleri ile incelenmiş yaş, cinsiyet, eğitim, etnik köken gibi birçok değişkene ayrılarak tabakalı bir örneklem üzerinden oluşturulan normatif veri tabanları ile psikiyatrik tanı ve izlem çalışmaları yapmaktadır.

 

Burada asıl incelenen, psikiyatrik sorunlardan muzdarip tek bir bireyin beyin elektriksel aktivitesini doğrusal ya da doğrusal olmayan istatistiksel yöntemler kullanarak kendi yaş ve cinsiyet kategorisindeki veri tabanları ile karşılaştırıp normalden ne derece sapma gösterdiklerini tespit etmektir. Elde edilen sonuçlar, sonrasında hem tablolar halinde hem de 2 veya 3 boyutlu topografik bir düzlemde klinisyenlere sunulmaktadır.

 

Dünyada özellikle nöropsikiyatri merkezlerinde kullanılan bu yöntemin ilk temelleri Leuchter ve arkadaşları tarafından UCLA’ de atılmış ve yapılan çalışma ile yaklaşık 600 kadar nöropsikiyatrik olarak sağlıklı bireyden oluşan bir normatif veri tabanı kullanılarak ticari bir program haline getirilen Neuroguide programı oluşturulmuştur (Applied Neuroscience; St. Petersburg, FL). Ülkemizde henüz Türkiye populasyonuna ait, sayısal hale getirilmiş, nöropsikiyatrik olarak sağlıklı bireylerin EEG sinyallerinden oluşan bir veri tabanı bulunmamaktadır.Aşağıdaki şekilde Neuroguide programı ile beyin haritalanması yapılmış bir olgunun görüntüsü sunulmuştur.

 

Psikiyatri, etkilenen bireylerin biyo-psiko-sosyal bir bütünlük ile incelenmesinin mutlak gerekli olduğu ve bu gerçeği itibariyle tıbbın diğer alanlarından ayrışan bir bilim dalıdır. Psikiyatrik sorunların psikolojik ve sosyal kökenleri ile ilgili bilgilerimiz oldukça fazladır. Bu konuda birbirlerini temelde reddedemeyen ancak bozukluklara farklı bakış açıları sunan ekoller oluşmuştur, ancak psikiyatrik bozukluklarda biyolojik belirteçlerin kullanımına yönelik ilgi son yıllara kadar oldukça sınırlı düzeyde kalmıştır. Bu durumun bir sonucu olarak, günümüzde tıbbın diğer birçok alanında tam iyileşme ve kesin tanı kavramından bahsedilirken, bu tanımlar henüz psikiyatride kendisine yer bulamamıştır. Salt biyolojik olan, indirgemeci bir yaklaşımın insanı anlamakta ne kadar sınırlı olduğunun bilinmesinin yanında farmakolojik ajanlar ile tedavi etmeye çalıştığımız bozuklukların sadece psikososyal yönleri ile ele alınması ve tanılarının yalnızca dışa yansıyan belirtilere göre konulması da yine indirgemeci bir yaklaşım olarak kabul edilebilir.

 

EEG alanında bugünkü bilgilerimiz ışığında bu teknolojilerin psikiyatride kullanımının, bir diyabet hastasının tanısının kan şekeri tayini ile konulmasına kıyasla oldukça düşük potansiyeli olduğu aşikârdır. Ancak psikiyatrideki belirti tabanlı sınıflandırma sistemlerinin de geçerliliği tıbbın diğer alanlarındaki hastalık sınıflandırmalarına göre de oldukça düşüktür. Ayrıca, psikiyatrinin gelecek uygulamalarının ele alındığı hiçbir çalışmada psikiyatrik bozuklukların tanısının tek bir tetkik ile konulabileceği görüşü bulunmamaktadır. Burada genel görüş, belirti tabanlı sınıflandırma sistemlerinin mutlaka biyolojik belirteçler ile desteklenmesi gerekliliğidir. Bu bağlamda bakıldığında, yukarıda sunulan tüm bilgiler ışığında qEEG yöntemlerinin psikiyatride kullanımı için artık yeterince bilimsel verinin oluştuğu görülmektedir.

 

Nöromodülasyon Tedavileri

  • rTMS

TMU yeni nöropsikiyatrik tedavi tekniklerinden birisidir. Tedaviye dirençli nöropsikiyatrik vakalarda hekimin istediği ile uygular.


Seanslara başlamadan önce ilk seansta hastanın tansiyon ve nabzı ölçülür, qEEG çekilip çekilmediği kontrol edilir, kayıtlara işlenir, gerekli belgeler verilir imzalatılır. Seansın başlangıcında hekimin hangi hemisfer, hangi frekans ve kaç atım (puls) uyarı verileceğine dair talimatı alınır.
İlk seansta treshold'u belirlemek için sol paryetele uyarı verilir, Sağ kolda kasılma alındığında %10 fazlası ile 'power' ayarlaması yapılır. Hekim isterse bu ayarlamaları değiştirir.
Hastanın başına hijyenik amaçlı tek kullanımlık bere takılır.
Belirlenen bölgeye göz ve kulak korunarak uyarı verilir.
Tedavi süresince hasta yalnız bırakılmaz. Tedaviyi hekim ve/veya eğitimli sağlık personeli yapabilir.
Tedavi öncesi hasta ve yakınlarına bilgilendirilmiş "Uygunluk onay formu" verilir ve okuduğuna dair imza alınır.
Hekim TMU/rTMS tedavisi ile ilgili beklenen fayda ve muhtemel risklerle ilgili tedavi öncesi bilgilendirmeyi yapmak zorundadır,
Seans bittikten sunum daha sonraki oturumların planlanması hasta veya yakınlarına verilir.
TMU/rTMS ilaç tedavisi ile birlikte kullanılabilir.
Gebelerde ve emzirenlerde kullanılabilir, vücut pili olanlarda 60 cm mesafe önerilir.

 

  • tDCS

tDCS, nöropsikiyatride tedavi amaçlı kullanılan, nöromodülasyon tekniklerinden birisidir. Mikrouyarım tedavisi olarak da bilinir. Tedaviye dirençli nöropsikiyatrik vakalarda yalnızca hekimin isteği ile uygulanır. Genellikle alın bölgesinden iki elektrot aracılığı ile beyni, düşük yoğunlukta doğru akım ile uyarma prensibi ile çalışır. Doğru akımın uyardığı beyin dış kabuğunda bazı beyin elektriksel aktivitelerinin canlanması ve bazı aktivitelerin bastırılması hedeflenir. Birçok çalışma, bu yöntemle hedeflenen beyin alanlarında nöropsikolojik ve psikofizyolojik değişimler olduğunu göstermiştir.

 

Kullanım alanları depresyon, akut ve kronik ağrı, demans, inme sonrası rehabilitasyon, madde bağımlılığı ve diğer bazı nörolojik ve psikiyatrik durumlar olarak sıralanmıştır.

 

Genel olarak 20 seans yapılır. Seanslar aksi belirtilmedikçe hergün tekrarlanır. Takiplerde doktorun uygun gördüğü taktirde seanslar tekrarlanabilir. Bu durumda ayrıca bilgilendirme yapılacaktır. Her bir tDCS seansında hastanın birime girişinden çıkışına kadar geçen süre 25- 35 dakika olmaktadır.

 

  • Nörofeedback

Nörofeedback tedavisinde beynin gerçek zamanlı görüntüleri kullanılır. Ölçümler, video görüntüleri ve sesler kullanılarak beynin aktivitesini ölçmek için kullanılan bir yöntemdir.

 

Yapılan tüm bilimsel çalışmalara göre Nörofeedback tedavileri, uzman elinde yapıldığında dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda, uyku ve kaygı bozukluklarında ilaç tedavisi ile başa baş yarışan sonuçlar vermiştir. Burada ilaç endüstrisinin bu tedavilere getirdiği en büyük eleştiri "çift kör randomize çalışmanın" bu alanda az olmasıdır ki terapi uygulamalarında kanıta dayalı verilerde ilaç çalışmalarında benzer metodolojilere sahip çalışma yapmak işin doğası gereği mümkün değildir. Dünyada açık uçlu çalışmaların ağırlıklı olarak bulunduğu nörofeedback alanında yapılan çalışmaların sayısı her geçen gün artmaktadır.

Psikolojik Değerlendirme

  • MMPI

MMPI kişilik testi, 566 adet sorudan oluşmaktadır. MMPI kişilik testi, psikiyatri kliniklerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu test ile başvuran danışana/hastaya depresyon, hypokondriazis (hastalık hastalığı), paranoya, psikasteni (saplantı-takıntı), şizofreni, hipomani (duygu durum bozukluğu), sosyal içedönüklük teşhislerinde hekim tarafından istenerek, uzman psikolog eşliğinde uygulanmaktadır.

 

  • Roschach

Roschach, mürekkep resmi bireylerin algılarını mürekkep lekelerini kullanarak analiz etmeye yarayan bir psikolojik testtir. Bireyin, kişilik özellikleri ve duygusal işleyişini incelemek için bu testi kullanılmaktadır. 1960 yıllarından günümüze kadar yaygın olarak kullanılan projektif bir testtir.

 

  • Peabody

Çocukların dil gelişimi değerlendirmek amacıyla kullanılan bir testtir. 2,5-18 yaş arasındaki çocuk ve gençlere uygulanır.Toplam 50 karttan oluşan bir gelişim testidir.

  • CAT (Çocukları için Tematik Algı Testi)

 

C.A.T. testi, değişik şekillerde çizilmiş hayvanları içeren 10 karttan oluşmaktadır. 3-10 yaş arası tüm çocuklara uygulanabilir.

C.A.T bir çocuk için çok önemli olan figürleri ve dürtüleri klinisyenin anlamlandırmasını kolaylaştırmak amacıyla oluşturulmuştur. Resimler özellikle beslenme problemleri ve genel olarak da ağız-oral problemleri konusunda bilgi vermek; kardeş kıskançlığından kaynaklanan problemleri araştırmak; anne-baba figürlerine karşı tutumu ve bu figürlerin nasıl algılandığını ortaya çıkarmak ve bir çift (karı-koca) olarak anne-baba ile çocuğun ilişkilerini görmek üzere düzenlenmiştir.

Yine bunlarla ilişkili olarak, çocuğun öfkesi, yetişkinler dünyasındaki yeri, muhtemel bir mastürbasyonla ilişkin olarak da gece yalnız kalmaktan duyduğu korku, tuvalet eğitimi ve ailenin buna tepkisi hakkındaki fantezilerini görmek amaçlanmıştır. Ayrıca yine çocuğun yapısı ve büyümeyle ortaya çıkan problemlere çocuğun reaksiyonunun dinamik işleyişini de öğrenmeyi amaçlamakta.

**Diğer Testler için uzmanımıza sorunuz.

Bilişsel Rehabilitasyon / Remediyasyon

“Remediyasyon”  kelimesi Fransızca dil yapısından köken almıştır ve Türkçe’de iyileştirmek, işlerlik kazandırmak anlamına gelmektedir. İyileştirmek ifadesi bilişsel onarım terapisinin (BOT) hedeflediği alanlardaki sorunları ortadan kaldıracağı fikrini zihinlerde uyandırmaktadır. Ancak, burada asıl ifade edilmek istenen anlam, hedeflenen alanı onarmak ve kendi sistematiği içerisinde yeniden kullanılabilir hale gelmesini sağlamaktır. 

 

İlk olarak yapısal beyin bozuklukları bulunan, minimal bilişsel kaybı, demans tanısı olan  ve serebrovasküler olay geçiren hastalarda uygulanmaya başlanan bilişsel onarım terapileri, günümüzde psikiyatri alanında şizofreni, otizme, gelişimsel bozukluklar ve diğer bilişsel sorunlara yol açan psikiyatrik bozukluklar ile anılmaktadır. Bilişsel Onarım Terapileri Çalışma Grubunun 2010  yılındaki tanımına göre BOT;  bireyin dikkat, bellek, yürütücü işlevler, sosyal biliş veya üstbiliş (metacognition) gibi bilişsel becerilerini geliştirmeyi ve bu alanlardaki iyileşmeyi toplumsal işlevsellik alanına transfer edebilmeyi hedefleyen davranış tabanlı bir psikolojik  tedavi girişimidir. BOT uygulamalarının kuramsal arka planı öğrenme psikolojisi, nöropsikoloji  ve davranışsal psikoloji bilim dallarının bulgularının harmanlanması ile oluşturulmuştur.  BOT bilişsel davranışçı terapilerden farklı olarak; bireyin düşünce, inanç ve duyguları üzerinde çalışmak yerine, temel sağlıklı düşünebilme becerilerini duygu içermeyen materyaller kullanarak geliştirmeyi hedefler. Hedeflediği alanlardaki iyileşmeyi ise birtakım bilgisayar ya da kağıt kalem egzersizlerinin tekrar tekrar uygulanması ile sağlar. Bu temel bilişsel becerilerdeki düzelme ile asıl hedeflenen ise; başvuran bireylerde saptanan bozulmuş karmaşık sosyal davranışları ve günlük yaşam aktivitelerini yeniden işler hale getirebilmektir. Terapi oturumları, her oturumda zorluk derecesi giderek artan bilişsel egzersizlerden oluşmaktadır (Örn. Kart eşleştirme egzersizleri; kelime hatırlama egzersizleri; dikkatle takip gerektiren egzersizler). Günümüzde BOT uygulamalarına bilişe özgül egzersizlerin yanında; grup uygulamaları, terapisteşliğinde sorun çözme çalışmaları ve günlük yaşamdaki bilişsel bozukluklar ile mücadele edebilmek için strateji geliştirebilme becerileri kazandırmaya yönelik uygulamalar da entegre edilmiştir. BOT` un tek başına uygulanabileceği gibi nöropsikiyatri alanında uygulanan bir çok psiko-sosyal tedavi uygulamaları (Örn: psikososyal beceri eğitimi, bilişsel davranışçı terapi, sosyal biliş terapisi) ile birlikte kullanılabileceği güncel veriler ışığında söylenebilir.

            Bilişsel rehabilitasyonu (BRT-BOT) yaşlı ve gençlerde, hatasız öğrenme, basamaklandırma, yoğunlaştırılmış egzersiz ve olumlu pekiştirme gibi bilişsel performansı geliştirmede işe yaradığı laboratuvar çalışmalarıyla gösterilmiş çeşitli eğitim teknikleri kullanarak günümüzüde dikkat eksikliği, muhakeme bozukluğu, odaklanma sorunları, unutkanlık, bunama gibi sorunların tedavisinde kullanılan bir rehabilitasyon yöntemidir.

BRT-BOT  şunları amaçlar:

  • Bilişsel işlevlerin kapasitesi ve verimini arttırmak

  • Eyleme rehberlik etmesi için genelleştirilebilir ve transfer edilebilir bilişsel şemalar öğretmek

  • Metabilişi geliştirmek

  • Motivasyonu yükseltmek